TOP 100





TÜM ZAMANLAR 

TOP 100 LİSTEM




  1. Yıldızlararası
  2. Dövüş Klübü  
  3. Batman:Kara Şövalye 
  4. V for Vendetta 
  5. Başlangıç
  6. Esaretin Bedeli
  7. Forrest Gump
  8. Er Ryan’ı Kurtarmak
  9. Matrix
  10. Titanik
  11. Leon
  12. Cennetin Krallığı
  13. Shindlerin Listesi
  14. 3 Aptal 
  15. Dünya Savaşı Z 
  16. Ölü Ozanlar Derneği
  17. Adaletin Peşinde
  18. Sil Baştan
  19. Zindan Adası
  20. Hayat Güzeldir
  21. Piyanist
  22. Yeşil Yol
  23. Lucy
  24. Diriliş
  25. Avatar
  26. Uzay Yolcuları
  27. Yokoluş
  28. Limitsiz
  29. Zamana Karşı 
  30. Yaşam Şifresi
  31. Ghajini 
  32. Umudunu Kaybetme
  33. 300 Spartalı
  34. Dünyalar Savaşı
  35. Savaş Tanrısı 
  36. Para Avcısı
  37. Terminal
  38. Son Samuray
  39. Gladyatör 
  40. Cesur Yürek
  41. Apocalypto
  42. Fury
  43. Kanlı Elmas
  44. Guguk Kuşu
  45. Joker
  46. Next
  47. Kelebek Etkisi
  48. Akıl Oyunları
  49. Kimliksiz
  50. Paristen Sevgilerle
  51. Yüksek Tansiyon
  52. İtalyan İşi
  53. Olağan Şüpheliler
  54. Marslı
  55. Kaynak
  56. Hayat
  57. Kelebek Etkisi
  58. Chappie
  59. Replikalar
  60. Yarının Sınırında
  61. Oblivision
  62. Promethous
  63. Platform
  64. Özgürlük Yolu (2007)
  65. Dingin Savaşçı
  66. Şimdi ya da Asla
  67. Can Dostum (2011)
  68. Sıkıysa Yakala
  69. Click
  70. Bugün Aslında Dündü
  71. Adalet
  72. Dune
  73. Yeşil Yaban Arısı
  74. Blitz
  75. Mr. Nobody
  76. Dünyalı 
  77. The Adam Project
  78. Spiderhead
  79. Yerçekimi
  80. 21
  81. Predestination
  82. Tenet
  83. Mesaj
  84. Yarının Sınırında 
  85. Greenland Son Sığınak
  86. Kaçak Yolcu
  87. Cloverfield yolu No 10
  88. Çizgi ötesi
  89. Gece Yarısı Gökyüzü
  90. The Silence
  91. Bu Dünyanın Dışında
  92. K-Pax
  93. Tau
  94. Tükeniş
  95. Uzaydan Gelen Fırtına
  96. Geliş
  97. Yukarıdaki Tehlike
  98. Vanilya Gökyüzü 
  99. Gri kurt
  100. Av Mevsimi




SERİ FİLMLERDE 

TOP 10 LİSTEM




  1. Yüzüklerin Efendisi
  2. Avengers
  3. X-Men
  4. Harry Potter
  5. Hızlı ve Öfkeli
  6. Görevimiz Tehlike
  7. Testere
  8. Baba
  9. Ölümcül Deney
  10. Küp





ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ

Robin Williams'ın izleyicideki yeri, her zaman ayrı olmuştur. Onun başrol oynadığı filmler genelde çok anlamlıdır ve çok güzel mesajlar içerir. Robin Williams filmlerini izlemek, bir kitabın her sözcüğünden farklı anlamlar yakalamak gibidir. Kitap o kadar güzeldir ki bir gecede bitirmek istersiniz. Anlam üzerine anlam eklenir, kısa bir süre içerisinde bambaşka düşünen bir insan olursunuz ve hep böyle düşünmek istersiniz. Ölü Ozanlar Derneği de o kadar anlamlı bir film ki içerisinde hayatınızı değiştirecek yaklaşımlarla karşılaşabilirsiniz. 
1989 ABD yapımı bu filmi izlemeyenler bir bakıma şanslı. Günümüzde "Hafızamdan bu filmi silip tekrar izlemek istiyorum" diyen insanlarla karşılaşmak mümkün. Bu cümle filme olan bakış açınızı ne kadar değiştirir bilemem ama Oscar ödüllü bu kaliteli filmi sizin de tecrübe etmeniz gerekiyor. Kaçırmamanızı tavsiye ediyorum.
Birçok kişiye "Keşke benim de Keeting gibi bir öğretmenim olsaydı" dedirten Bay Keeting'in yaşam felsefesini en doğru şekilde anlayabilmeniz dileğiyle...  Fragmanı aşağıda paylaştım, iyi seyirler... CARPE DİEM!

CESUR YÜREK

Özgürlük!

Bazı filmler, izleyicisinde izler, etkiler bırakır. Yıllar geçse de filmi izleyen kişi, o filmi unutmaz, canı sıkıldığında tekrar izler, tamamını bildiği filmin fragmanlarını izlemekten fazlasıyla keyif alır. Film dediğin işte böyle olmalı. Ne kadar izlenirse izlensin hayranlık uyandırmalı, etkisi kalıcı bir şekilde devam etmeli ve hiç unutulmamalı...
İşte Cesur Yürek de böyle bir film. İlk çıktığında çok beğenildi, Oscar ödülü dahil birçok platformda ödül aldı. Türkiye'de ilk vizyona girdiğinde film, gişe rekorları kırdı. Peki neydi bu filmi bu kadar güzel yapan? 
Bir filmde herkesin ayrı görevi vardır, bir kişi farklı işler yapamaz, yapsa da kaliteli bir iş çıkaramaz klişesini çürüten bir adam var. Bu adam, Cesur Yürek filminde hem başrol oynamış hem de filme yönetmenlik bir adam. Farklı kişiliğiyle, kaliteli eserleriyle, karizmasıyla Mel Gibson... 
Cesur Yürek, tarihi ve yarı kurgusal bir film. Mel Gibson, Cesur Yürek ile William Wallace'nin hayatını anlatmış.
Gerçekten izlenmesi gereken, bir filmde izleyiciye yaşatması gereken duyguları gerçek anlamda yaşatan, tarihi ve unutulmaz bir eser olan Cesur Yürek, sizlere bu yazımdaki tavsiyemdir. Fragman hemen aşağıda, iyi seyirler dilerim :)



AKIL OYUNLARI

"Yorum Yapmak Olayı Sadece Kenardan İzleyenlerin Lüksüdür"

Nobel ödülü almış ünlü matematik profesörü John Nash'in hayat hikayesinin anlatıldığı ilgi çekici bir filme ne dersiniz ?
2002 yılında bütün Oscar ödüllerini silip süpürmüş bir filmden bahsediyorum. 6'sı Oscar ödülü olmak üzere birçok ödül alan Akıl Oyunları ile gizemli bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Bu akıl yolculuğunda film bizleri anlamaya, filmin üzerinde düşünmeye, parçaları birleştirmeye, anlamsız olanları anlamlı hale getirmeye davet ediyor. Böylece izleyici; filme dahil oluyor, aklında biriken soru işaretlerini cevaplandırmak için filmin her saniyesini dikkatli bir şekilde izliyor.
John Nash'i canlandıran Russel Crowe, daha önceden Gladyatör filmindeki performansı ile Akademi ödülü almış Yeni Zellandalı oyuncu. Hayatının büyük bir bölümünü Avustralya'da yaşadığı için kendini Avustralyalı olarak gören Russel Crowe, aslında sadece bir oyuncu değil. Film yapımcılığı ve müzisyenlik ile de uğraşan Crowe, yeteneğini her kulvarda kanıtlamaya çalışıyor. 1990 yılından beri birçok filmde oyunculuk üstlenen Crowe'un en başarılı filmlerinden biri olan Akıl Oyunları, bu sizlere bu yazımdaki tavsiyemdir. Fragman hemen aşağıda, iyi seyirler dilerim :)

YÜZÜKLERİN EFENDİSİ SERİSİ

"Babalar Oğullarını Gömmeli"

Sinema tarihine damga vuran filmler vardır. Öyle bir zamanda çıkar ki bu filmler, kendilerinden önce gelen çoğu filmden özgün, kaliteli ve muazzamdır. Kendilerinden sonra gelen filmlerde, bu önemli filmlerin başarısını yakalamakta oldukça zorlanır. Neden mi bahsediyorum ? Tabii ki Yüzüklerin Efendisi serisinden...
Oxford Üniversitesi'ndeki J.R.R Tolkien adındaki bir profesörün yazdığı romanla başlayan bu efsane roman ve sinema tarihine damga vurdu. Yüzüklerin Efendisi romanı, tüm zamanlarda dünyada en çok satan 2. romandır ve bu romandan uyarlanarak çekilen Yüzüklerin Efendisi serisi, sinema tarihinin en muazzam filmlerinden oluşan bir seridir. Filmlerin IMDB puanları, oldukça yüksektir ve aradan yıllar geçmesine rağmen Yüzüklerin Efendisi replikleri insanlar arasında hala popüler. 
Peki bu filmde kimler var? Yüzüklerin Efendisi denilince akla gelen ilk isimler; Büyük bilge Gandalf, Savaşçı Aragorn, Nişancı Legolas, yüzük taşıyıcısı Frodo, yüzük kurbanı Simego ve daha bir çok isim... Birçoğu da izlenmeye değer karakterler...
Büyük krallıkları, onların ateşli çarpışmalarını, yüzüğün görkemli parıltısını, filmdeki karakterlerin fısıltısını, ağaçların, ormanların sesini dinlerken ve izlerken film sizleri etkisi altına alıyor . Büyüleniyorsunuz, bu fantastik dünyanın içerisinde kolayca kaybolabiliyorsunuz... İzleyenlerin tekrar izlemek istediği, izlemeyenlere de şiddetle önerilen filmdir Yüzüklerin Efendisi... 3 seriyi de kaçırmayın derim . Fragmanı hemen aşağıda paylaşıyorum. Filmin her saniyesinden zevk almanız dileğiyle... İyi seyirler :)

KİLLİNG SEASON

Av mevsimi...Bu yazımda, av mevsiminde olan iki kişinin hikayesinin anlatıldığı aksiyon dolu bir film önerisi vermek istiyorum. Başroller mi ? Başroller konusunda hiç kaygınız olmasın. İki büyük yıldız, onlarca mükemmel filme imza atmış iki karizma...
Filmde emekliliğine yaklaşan ve herkesten uzak bir hayat yaşamak isteyen Benjamin Ford'u Robert DeNiro, intikam peşindeki karizmatik sakallı Emil Kovac'ı ise John Travolta canlandırıyor. Filmin konusunu bile anlatmak istemiyorum çünkü filmi izleyip tecrübe etmeniz gerekiyor. Heyecanı kaçırmak istemeyiz değil mi :)
2013 ABD yapımı  filmlerinden olan Killing Season (Av Mevsimi), aksiyon severler için güzel bir seçenek. Filmin büyük bir kısmı, Travolta ve DeNiro arasında geçtiği için oyuncu kadrosu kalabalık değil. Bunun bir önemi de yok aslında çünkü Travolta ile Deniro arasındaki savaşı izlemek yeterli. Tarafların kullandıkları yöntemler, askerlik deneyimleri olduğunun kanıtı ve soluk kesen bu savaşın tabii ki kazananını söylemeyeceğim fakat birkaç durağan sahne dışında başından sonuna kadar gerilimin ve aksiyonun tadını alacağınızı söylemekte fayda var. Bu iki Holywood starının birbirleri ile olan nefes kesici mücadelesini kaçırmayın. Hemen fragmanı izlemekte fayda var. Fragmanı izledikten sonra, sahnelerin kalitesini daha iyi görebilirsiniz. Şimdiden iyi seyirler diliyorum. Fragman hemen aşağıda :)


SAVAŞ TANRISI

Hatırlanmam Demek, Ölmem Demek

2005 yapımı olan ve tüm dünyada ses getirmiş, 72 milyon dolar gişe yapmış bir film tavsiyem var. Adı Savaş Tanrısı... Nicolas Cage gibi kaliteli bir oyuncunun başrol oynadığı bu filmde, gerçek hayattan alıntılar da var. Hayalleri peşinde koşmak isteyen, hayallerinin tehlikeli olduğunu da her geçen gün daha iyi anlayan bir adamın hikayesi. Nicolas Cage'nin canlandırdığı karakterin adı Yuri Orlov. Karakterimiz, İran'a Rus füzeleri sattığı iddiasıyla öldürülen iş adamı Oleg Orlov ile aynı soyadını taşıyor.

Filmin neler hissettirdiğine gelecek olursak; dram, aşk, aksiyon, gerilim, macera türlerinin bir arada bulunduğu Savaş Tanrısı'nda birçok duyguyu hissetmek mümkün. Ayrıca Nicolas Cage'nin filmde anlatıcılık görevini de üstlenmesi, filmi güzel yapan detaylardan.
Nicolas Cage'nin başarılı oyunculuğuyla ve sıra dışı konusuyla Savaş Tanrısı, izlenmesi gereken filmler arasında ... Hemen aşağıda paylaştığım filmin güzel giriş videosu ile sizleri baş başa bırakıyorum, iyi seyirler :)

ESARETİN BEDELİ

Ve İyi Şeyler Asla Ölmez...

1994 yapımı olmasına rağmen, hala birçok sitenin Imdb sıralamasında 1. olan bir film önerim var bu yazımda sizlere... Morgan Freeman'ın saçlarının siyah olduğu, sinema tarihinin en güzel filmlerinden birinde Tim Robbins ile buluştuğu zamanlar...
Tim Robbins ve Morgan Freeman'in başrol oynadığı Esaretin Bedeli adlı eserde cezaevinin müdürü rolünü Bob Gunton oynuyor. Esaretin Bedeli replikleri 1994 yılından günümüze kadar gelebildi. O kadar anlamlı ve sayıca fazla repliklere sahip ki, filmin kendini unutturması birkaç yüzyıl alabilir ya da film hiç unutulmayabilir.
Filmi izlerken duygulanmamak, üzülmemek, sevinmemek, gerilmemek elde değil. Film, başta dram olmak üzere her duyguyu izleyicisine yaşatıyor. Kötülükle alakası olmayıp kötülüğün tam ortasına düşen insanlar, mevkisinin yetkilerini farklı amaçlarla kullananlar, amaçsızca yaşayanlar, dostluğun ne demek olduğunu bilenler, zeki insanlar, güçlü insanlar... Filmdeki tiplemeler oldukça gerçekçi bir şekilde izleyiciye sunulmuş. Ayrıca Frank Darabont, Stephen King'in romanını çok güzel bir şekilde uyarlamış. Filmin bu kadar çok sevilmesinin nedenlerinden biri de gerçekçi olması aslında. Filmin gerçekçilikle uyuşmayan, fantastik sahneleri yok. Yani o zamanın  amerikan filmlerinin klasik ve beklenen sahneleri yok.Bu da filmi sürprizlerle dolu bir eser yapıyor. Morgan Freeman'ın hem başrol olması hem de filmin anlatıcısı olması da güzel detaylardan.
Esaretin Bedeli filmi kesinlikle izlemeniz gereken filmler arasında. Eğer izlemediyseniz kesinlikle öneririm. Fragman hemen aşağıda, iyi seyirler :)

ZİNDAN ADASI

Bir canavar olarak yaşamak mı yoksa iyi bir insan olarak ölmek mi ? 
İlk izlediğinizde anlayamadığınız filmler vardır. Anlamak için bütün parçaları birleştirmeniz gerekir. Bazen bütün parçaları birleştirdiğiniz zaman ufacık bir detay, bu parçaları tekrar toplayıp birleştirmenize sebep olabilir. Bazen açık kapı bırakıldığı için, bazen de karmaşık olduğu için kolay anlaşılmaz bu tarz filmler. Anlamayıp izlediğine pişman olan da vardır, anlayıp mükemmel bir film izlediğini düşünüp tekrar aynı filmi izleyen de. Zihinde birleştirilmesi gereken parçaları fazlaca bulunduran Zindan Adası filminde izleyiciyi, mükemmel oyunculuğuyla Leonardo DiCaprio karşılıyor. DiCaprio'nun en üst düzeyde oyunculardan olduğu zaten biliniyor fakat Zindan Adası'ndaki performansı gerçek anlamda takdire şayan...
Ünlü roman yazarı Dennis Lehane'nin eseri olan Zindan Adası'nın film yönetmenliğini yapan isim ise Martin Scorsese... Mark Ruffalo, Ben Kingsley, Michelle Williams gibi önemli oyuncular da filmin kadrosunda yer alıyor. 
2009 yapımı Zindan Adası'nı izledikten sonra her şeyi düşünmeniz mümkün. Filmi ilk izlediğinde tam olarak anlayan kişi sayısı düşük olduğundan, anlayabilmeniz için dikkatle izlemeniz ve zihninizi biraz kurcalamanız gerekiyor. Filmin eleştirilerinde farklı yorumlara rastlamak mümkün. Şimdiye kadar izlediği en iyi film olduğunu söyleyenler de var, filmin gereksiz olduğunu ifade edenler de. Bana soracak olursanız eğer, filmin en iyi filmler blogunda olması yeterli bir cevap olacaktır. İlginç bir macera, gizem dolu bir ada Zindan Adası'ndan zevk almanız dileğiyle, iyi seyirler... Fragman hemen aşağıda :)


FURY

Savaş Filmi Önerisi

Savaşın; dünyaya, doğaya, insanlara, canlı ve cansız bütün varlıklara uğrattığı yıkımı anlayabileceğimiz bir film daha... Adı Fury... Olaylar 2. Dünya Savaşı zamanlarına ait. Başrolde yetenekli oyuncu Bred Pitt var ve bu savaş filmi oldukça kaliteli çekilmiş.
Aslında savaşlar hakkında söylenecek çok şey var. Savaşlar; birbirini tanıma fırsatları olsa, çok iyi anlaşabilecek insanları karşı karşıya getiriyor. Savaşan devletlerin meydanda karşılaşan askerlerinden bazılarının, korkuları, heyecanları, yapmak istedikleri ve yapmak istemedikleri aynı olabiliyor.
İnsan öldüremeyen kişilerin öldürmeye zorlanması, savaşmak istemeyenlerin savaşması, barış isteyenlerin umursanmaması, her yerin yakılması, yıkılması savaşın getirdiklerinden bazıları. Öyle ki savaş sırasında açlık, susuzluk, uykusuzluk kimsenin umrunda değil. İki ihtimal var önemli olan; öldürmek ya da ölmek. Ölene kadar öldürmeye devam eder savaşlar. Ya da öldürene kadar ölmeye...
Birçok savaş anlamsızdır. Bazılarının göstermelik nedenleri, bir kısmının da saçma sapan sebepleri vardır. Bu savaşları yöneten kişiler, egoları, bilgisizlikleri, cahillikleri ya da kötü planları sebebiyle yüzlerce, binlerce, milyonlarca insanın hayatını hiçe sayarlar. İnsan olmanın niteliklerini taşıyan biri, bir insanı öldürdükten sonra ömrünün sonuna kadar o anı unutamazken, o liderler tek kelimeleriyle milyonların hayatını silebilirler.
Son çarenin savaş olduğu durumların dışında yapılan savaşların milyonlarca insanın hayatına sebep olması, doğanın katledilmesi, çocukların öldürülmesi, kalanlara işkence edilmesi, insanoğlunun değerleri akıllara geldiğinde oldukça düşündürücü, üzüntü verici, şoke edicidir.
Filmin hissettirdiği duyguları anlatırken çok konuştum. Size de çok şey hissettirebilir :)
En iyi filmler başlığı altında sizlere Fury filmini tavsiye ediyorum. Aşağıdaki fragmana göz atabilirsiniz. İyi seyirler. :)
"Barışta oğullar babalarını, savaşta babalar oğullarını gömerler." (Krezus) 

Uyumsuz Serisi

Uyumsuz Olmak Hangi Sistemin Parçası ?
Nasıl bir sistemin parçası olduğunu düşünür durursun bazen ve evrenin bu büyük sisteminin noktasını bile anlamadan o nokta olan dünyanın içerisindeki bir sistemde bulursun kendini. O sistemi de anlamamışsındır henüz. Hayatın anlamını sorguladığın anda bu kez insanların kurduğu sistemle karşılaşırsın. Fakat bu sistemi öyle bir sistem ki aynı ekosistemde yaşayan canlı ya da cansız varlıkları saymadan sadece kendi üzerine bir sistem kuruyor ve sistemin içerisinde olmayanları yakıyor, yok ediyor ve öldürüyor.
İnsanoğlu, 200 bin yıldır Dünya üzerinde yaşıyor ve 21.yüzyılın modern çağında yaşamasına rağmen insalar, Dünya'ya hayvanlara, bitkilere ve insanlara tarihin hiç bir döneminde bu kadar zarar vermedi. vermedi. Bu nedenle insanların kurdukları bu sistemi o kadar kolay çözersin ki , yapılan adaletsizliklerin, haksızlıkların, saçmalıkların hemen farkına varıp böyle bir sistemin olamayacağını düşünürsün. Peki yeni bir sistem mi gerek ? Eğer bir sistem gerekiyorsa nasıl bir sistem olmalı ? İnsanlar hangi sistemde gerçekten insan gibi yaşama şansını bulabilir ? Belki de Uyumsuz'daki gibi bir sistemdir. 
Uyumsuz filmi konusu ve yapısıyla gerçekten ilginç bir film. Neil Burger'in yönetmenliğini yaptığı, Shailene Woodley ve Theo James'in başrol oynadığı, izleyiciye farklı hazlar veren kaliteli bir seri. 3 serisi olan ve 4. serisi beklenen Uyumsuz filmini, sizlere tavsiye etmek istiyorum . İlk seriden başlayabilirsiniz. Fragman hemen aşağıda, iyi seyirler... 

CHAPPİE

İyi Bir Bilim Kurgu Filmi

İnsanlar, insan gibi davranan canlı ya da cansız varlıklardan çoğu zaman hoşlanırlar. Bazen sahibini bırakmayan sadık bir köpek , bazen kitap okuyan bir kedi , bazen de insan gibi davranan bir robot insanları duygulandırabilir, mutlu edebilir. Peki tamamen insanlardan gördüğü ve öğrendiği bir robot olsun ister miydiniz ? Tabii ki ilk aşamada Düşünebilen, hissedebilen, öğrenebilen bir makine düşünün. Öyle bir makine ki insanların öğretmeye çalıştıklarını anlayarak, hissederek öğrenen bir makine. Küçük bir çocuk gibi her şeyi yavaş yavaş kavrayabilen bir robot...Peki bir robotun tamamen insan gibi hareket etmesini, insan gibi düşünmesini ve insan gibi davranmasını ister miydiniz?
Chappie, tüm öğrendiklerini uygulayan bir robot ve bir çocuk gibi öğretilenlerin hepsini uyguluyor. Öğretilenler iyi de olsa, kötü de olsa davranışlar, öğretilenlere göre şekilleniyor. Bu aşamada film aslında insanlara bazı mesajlar da veriyor. Bir çocuğa ne öğretirseniz, onu yapar ve Chappie’nin de bir çocuktan farkı yok.
Filmimizin adı Chappie. Mutlaka izlenmesi gereken bir film. İzlerken güleceğiniz, mutlu olacağınız, hareketleneceğiniz ve duygusallaşacağınız sahnelerle karşılaşacaksınız. Chappie, bu duyguların hepsini sizlere yaşatacak. 
2015 yapımı Chappie’nin yönetmenliğini, Neill Blomkamp yapmış. Filmde Hugh Jackman gibi bir isimde var. Bilim kurgu ve aksiyon türlerinin birleşimiyle Chappie izleyicisine tam bir görsel şölen yaşatıyor.

Chappie bilim kurgu filmleri arasında izlerken en çok eğlendiğim filmlerden. İzlemenizi tavsiye ediyorum. Fragman hemen aşağıda, iyi seyirler...

TESTERE SERİSİ

Hayatın Anlamını Ancak Ölümle Burun Buruna Gelince Anlayabilirsin

Şimdiye kadar yaşadın, yaşamaya da devam ediyorsun hayatı, gideceğini bilerek. Yaşadıklarının içerisinde anılar vardı, yaşanmışlıklar. Sevinçleri bıraktın ardınızda, üzüntüleri ... Birçok insan tanıdın, birçok iyilik, haddinden fazla kötülük gördün. Hayatın anlamını düşündüğün zamanlar vardır. Sorarsın kendine ... Neden geldin ? Ne yapıyorum? Neden güzel bir şekilde yaşamak varken insanları kırıyorum ? Neden istediğim şeyi almak için çabaladım ? Neyden, kimden korktum ? Böyle devam eder sorular ve en sonunda güzel bir şekilde yaşamaya karar verirsin. Zaten yaşayacaksan eğer bu hayatı, adam gibi yaşayalım dersin. Ne istediğini bilerek ama kimseye zarar vermeden. Yaşarsın, hedeflerine ilerleyerek ama hiç kimseyi üzmeden. Böyle yaşamaya devam etmeye çalışırsın. Hayattan zevk almak, hayatı gerçek anlamda yaşamak istersin. Bu noktadan sonra saygın vardır. Hayata, dünyaya, evrene... Yeryüzünde ve yeryüzünde olmayan her şeye saygın vardır. Bu şekilde yaşamalıyız hayatı dersin. İnsanları üzmeden, rahatsız etmeden, kırmadan herkes saygıyla yaşamalı hayatı diye düşünürsün. Ta ki o ana kadar...
 O an, her şeyin anlamını yitirdiği andır. O an, seni sen yapmaktan çıkaran andır. İçinde biriktirdiklerinin yüzlerce katını dışarıya vurduğun, psikopatlaştığın, canavarlaştığın andır. O an dünyadaki bütün kötülüklerini bitirebilmek için bir canavara ihtiyaç olduğunu düşündüğün andır ve o andan sonra artık bir canavarsındır. Hayatını; insanları öldürmekle, tecavüz etmekle, gasp etmekle, yaralamakla, haklarını elinden almakla geçiren insanların korkulu rüyasısındır artık. Ve o insanlar tükenmedikçe sen canavar olarak kalırsın. O insanlar var oldukça, hayatın hiçbir güzelliğini görmezsin. Her saniye aklında, zihninde o insanların sesi yankılanır. Onlara insan demekten utanırsın. Onları yok ettiğin için sen de insanlıktan çıkmışsındır artık ama kendinle birlikte kötülükleri de götürürmek istersin.  Seslerini kestikçe canavarlaşırsın, onları bitirdikçe daha da psikopatlaşırsın. Ta ki en güzel anları berbat eden bu insanların sesleri kesilene kadar...
Hayata farklı bir bakış açıları kazandıran ve mükemmel serileriyle insanların kanını donduran bir film önerim var. Bu film 7 seriden oluşuyor ve serileri bir yapboz gibi. Eğer sırayla ve dikkatli bir şekilde izlemezseniz filmi anlamak gerçekten zor olabilir. Filmimiz Testere... Bu filmi izledikten sonra bende uyandırdığı duyguları zaten yukarıda sizler için yazdım. Gerçekten önyargılarla dolu eleştirileri bırakıp filmin her serisini sırayla izleyip anlamaya çalışın ve sakın psikopat olmaya çalışmayın :)  İyi seyirler :)

Wanted

Özgün Tarz

Angelina Jolie, Morgan Freeman ve James M
cAvoy 'un başrollerini oynadığı güzel bir film tavsim var. 2008 yapımı, yönetmenliğini Timur Bekmambetov'un üstlendiği akıllara durgunluk veren ve büyük çapta hayranlık uyandıran filmimizi adı Wanted.
Wanted, Red One dijital kameranın kullanıldığı ilk film olma özelliğini taşıyor. Bu da filmin görüntü kalitesinin nasıl bu kadar iyi olduğunu açıklıyor. Kaliteli, görsel efekti yüksek mükemmel sahnelerle dolu bu filmde aksiyon, macera, yüksek tempo kaçınılmaz oluyor.Aksiyon seven izleyicilerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir film.
Filmi izlerken biraz fantastik sahnelere rastlamak  mümkün.Bazı izleyiciler filmin sahnelerini fazla hayalci olarak değerlendirse de filmi güzel yapan sahneler aslında zaten bu sahneler. Filmin içeriğinden bahsetmek istemiyorum ama kurşuna falso verilmesi gibi olaylar görsel açıdan farklı sahnelere yol açtığı için Wanted'ı daha ilgi çekici hale getiriyor. Bazı izleyiciler filmin tamamen gerçekçi olmasını ve izleyiciye bir şeyler katmasını ister. Bazıları da görsel açıdan etkilenmek, hayal gücünün ötesinde sahneler izlemek ister. Wanted, 2. kısma giriyor ve kesinlikle özgün bir film olma özelliğini taşıyor.
İzlemek için aslında birçok neden var. Dünya sinemasına büyük emekler vermiş dünyanın en kaliteli oyuncularına sahip Wanted. Morgan Freeman ve Angelina Jolie gibi isimler, bir filmi izlemek için yetiyor da artıyor bile. Hemen hemen oynadıkları bütün filmlerde izleyiciyi kendilerine hayran bırakmış isimler. Wanted filminde de hayranlık uyandırdıkları kesin. Hareket ve aksiyon sevenler için kesinlikle tavsiye edilir. Fragman hemen aşağıda, iyi seyirler :)

CENNETİN KRALLIĞI

Bir Kral, Bir Kralı Öldürmez

Tarihin en önemli şehirlerinden biri olan, 3 büyük dinin de kutsal olarak kabul ettiği Kudüs uğrunda birçok savaş yapıldı. Krallar, sultanlar, ordular tarih boyunca Kudüs için savaştı, birbirlerinden bu önemli şehri almak için çok insan feda etti.

Tarihte Selahattin Eyyubi

Selahattin Eyyubi almadan önce Kudüs, 88 yıl boyunca haçlıların elindeydi. Selahattin Eyyubi, Haçlıların Kudüs'ü alırken binlerce sivili öldürdüğünü biliyordu. Rüyalarında Kudüs'ü fethettiğini görüyor ve bunu yapacağına tüm kalbiyle inanıyordu. Zamanla daha çok güçlendi, artık her yerde adamı vardı. Tarihin en büyük istihbarat ağına sahipti. Haçlı Krallarının yanında çalışan bir çok insan aslında Selahattin için çalışıyordu. Selahattin Eyyubi, kendisi için çalışanların da ajan olduğunu anladığı zaman oyunu devam ettiriyor, ajanın krallığa yanlış bilgiler göndermesini sağlıyordu, haçlılar bu şekilde birçok kez bozguna uğruyordu.
Selahattin Eyyubi o kadar büyük ve önemli bir sultandı ki, birçok kral, askerler ve Hristiyanlar bunun farkındaydı ve  Selahattin Eyyubi 88 yıl sonra Kudüs'ü almak için yola çıktı.

Cennetin Krallığı Devrimi

Cennetin Krallığı filmi bir devrim olarak kabul edilir. Filmde Selahattin Eyyubi dahil herkes objektif bir gözden anlatılmış gibi. Olaylar başrol oyuncusu Balian'ın üzerinden geçiyor. Gerçekten filmde anlatılanlara, savaş sahnelerine, diğer anlamlı sahnelere hayran kalmamak mümkün değil. Çoğu film olayları yanlı bir şekilde anlatır fakat Cennetin Krallığı objektif olmasıyla biliniyor. Yönetmenliğini Ridley Scott'un başrol oyunculuğunu Orlando Bloom'un yaptığı Cennetin Krallığı, izlememiş olanlara kesinlikle önerimdir.
 Fragman hemen aşağıda, iyi seyirler :)




APOKALİPTO

Aksiyon, gerilim, macera dolu mükemmel bir film önerim var. Adı Apokalipto...Yönetmen koltuğunda Cesur Yürek Mel Gibson var ve filmde  Maya Uygarlığı'nı özgün bir şekilde anlatmış. Filmde konuşulan farklı aksanlı ve etkileyici bir dil var. Bu dil,  günümüzde Yukatan Yarımadası'nda 800 bin kişi tarafından konuşulan Yukatek Mayacası...
2006 yapımı Apokalipto, aslında her yönüyle ilgi çekici bir film. Filmin çekildiği yer, kullanılan savaş aletleri,konuşulan dil, kıyafetler bir bütün olarak birleşmiş. Tam zamanında girilen farklı tarzda ki müziklerle de filmin sahneleri iyice pekiştirilmiş.
Başrolde Jaguar Pençesi (Rudy Youngblood), aslında pek tanınmış bir yüz değil fakat oyunculuk kabiliyetini kusursuz bir şekilde göstermiş. Genel olarak Mayalıların yaşayışları anlatılsa da, film Jaguar Pençesinin başından geçen olaylar  üzerine kurulmuş.
Film hakkında birçok eleştiri de mevcut. Eleştirmenler, filmde tarihsel çelişkilerin olduğunu, kötü bir şekilde yaşayan bu uygarlığa Avrupalıların adalet götürdüğü izlenimi verildiğini, çiftçilik ve ticaret ile uğraşan Mayalıların avcı gibi gösterildiğini,  Maya Kralının acımasız bir lider gibi gösterildiğini söylediler. Ayrıca insan kurban ederken kurbanın maviye boyanmasının Maya kayıtlarında bulunmadığını, kurbanın maviye boyanmasının net bir şekilde Aztek kayıtlarında bulunduğunu ileri sürdüler.
Doğru olsun , yanlış olsun tüm eleştiriler bir kenara bırakırsak, Apokalipto filminin gerçekten kaliteli bir film olduğunu söyleyebiliriz. Kronolojik hatalar ve tarihsel çelişkiler içerse de içermese de, Apokalipto güzel ve başarılı bir yapım. Filmde farklı kültürler, gelenekler, diller, uygarlıklar göreceksiniz. Herkese tavsiyemdir, iyi seyirler :)

Er Ryan'ı Kurtarmak

Oscar Canavarı 

5'i Oscar olmak üzere 27 prestijli ödül almış bir film düşünün. En fazla Oscar ödülü alan filmler arasında bu film de olsun. Baş rolde Tom Hanks oynasın ve 2. Dünya Savaşını eleştirmenlerin tabiriyle , "aşırı gerçekçi" sahnelerle anlatsın ... Olaylar, anlatılanlar gerçek mi bilinmez ama savaş sahneleri gerçeğe fazlaca yakın...
Er Ryan'ı Kurtarmak ... 1998 Amerikan yapımı ve oldukça gerçekçi sahnelere sahip bir film . Filmin vizyona girdiği yıl Oscar ödülü almaması , bazı film eleştirmenleri tarafından Oscar'ın bir ayıbı olarak nitelendirilmiş. Ayrıca birçok film eleştirmeni,  savaş sahnelerini aşırı gerçekçi olarak yorumlamış.  
Yüzbaşı John Miller ( Tom Hanks ) , oyunculuk kabiliyetiyle filmin bu aşırı gerçekçi sahnelerine kendini fazlasıyla kaptırmış . Keza diğer oyuncularında gösterdiği performans , filmin kalitesine yakışıyor .Filmdeki  Normandiya Çıkarması sahnesi , o kadar çok basarili oldu ki bu sahneler prestijli savaş oyunlarına bile konu oldu . Bu savaş oyunlarında Er Ryan'ı Kurtarmak filminden sahneler bulmak mümkün . Filmde bu sahne gibi nefes kesen birçok sahne var. Bu sahneler, tam zamanında girilen müziklerle birleşince duygulanmamak imkansız oluyor.
Filmde kendinize yakın bulacağınız karakterler bulabilirsiniz. Birbirinden farklı karakterlere rastlamak mümkün fakat hepsinin ortak bir amacı var ve bu amaç uğrunda her şeyi feda etmeye hazır durumdalar.
 Yıl kaç olursa olsun, üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin  eğer izlemediyseniz Er Ryan'ı Kurtarmak filmini kesinlikle izlemenizi öneririm . Fragmanı aşağıya bırakıyorum , iyi seyirler :)

TİTANİK

Döneminin Efsanesi

Tüm dünyada en çok beğeni toplayan, yıllarca adından sıkça bahsettiren, ilk izleyen birçok kişiyi ağlatan, 200 bin dolarlık bütçesiyle o döneminin en pahalı filmi olmuş ve bu bütçeyle 2 milyar dolar hasılat yapmış, mükemmel müziğiyle hafızalara kazınmış hemen hemen herkesin izlediği, izlemeyenlere şiddetle önerilen bir film Titanik... Leonardo'yu Leonardo yapan film... James Cameron'un yönetmenliğini üstlenen Titanik başrol oyuncuları, Leonarco DiCaprio ve Kate Winslet. Filmin gösterime girdiği zaman kırdığı gişe rekorunu uzun süre başka film kıramadı.
En İyi Film Akademi Ödülü , En İyi Sinema Filmi Altın Küre Ödülü ve birçok ödül alan Titanik, o kadar çok tutuldu ki başkaları tarafından taklitleri yapıldı. Drama ve aşk türlerinde gelmiş geçmiş en iyi filmler arasında gösterilen Titanik, 1997 yapımı olmasına rağmen günümüzde hala adından söz ettirebiliyor.
Filmi izlerken hayatın her noktasında her şey ile karşılaşabileceğiniz geliyor aklınıza. Belki şans, belki de kader ama sürprizler yaşıyorsunuz filmin içerisinde. Farklı insanlar tanıyor, sınıf farklılıklarını anlamaya çalışıyorsunuz.
Bir sürpriz karşısında insanların verdiği tepkiler, aslında kişiliklerini anlatabiliyor. Eğer karşılaşılan sürpriz kötü ve büyük bir sürpriz ise herkesin gerçek kimliği işte o zaman ortaya çıkıyor. Bazı insanlar en kötü durumda bile insanları incitmemeye hatta yardım etmeye çalışırken bazıları da kendini kurtarmak için her yola başvurabiliyor. Film bu insanların tümüne ev sahipliği yapıyor. Eski bir film ama kesinlikle unutulmazlar arasında, tavsiyemdir.
Fragman hemen aşağıda, iyi seyirler :)

MARSLI

Gezegende Kalan Son İnsan

Gezegendeki tek insan olmak...Bir gezegenin üzerinde yaşayan tek insanın siz olduğunu düşünün...Uzayın bilinmezliklerine doğru yola çıkıp, Mars gezegeninde araştırma yapmaya giden bir grupta olsaydınız ve grup öldüğünüzü sanıp sizi Mars gezegeninde bir başınıza bıraksaydı neler hissederdiniz ? İhtiyacınız olan suyu , besini nasıl temin ederdiniz ? Dünya ile temas kurabilir miydiniz? Hayatta kalabilir miydiniz? Size en yakın insan 225 milyon kilometre uzaklıkta...

Ridley Scott yönetmenliğindeki 2015 yapımı "Marslı" film öneri yazıma hoş geldiniz . Matt Damon'un başrolde oynadığı Marslı filmi, geçtiğimiz sene çok ses getirmişti.

Konu olarak ilgi çekici, görüntü kalitesi olarak mükemmel, Harry Gregson gibi bir ustanın müziklerini yaptığı Marslı filmini izlerken, dünyaya bakıp ne kadar küçük olduğumuzu bir kez daha hatırlıyorsunuz. Çok da uzaklaşmıyorsunuz aslında dünyadan. Sadece komşu gezegen olan Mars'tan bile bakınca Dünya'yı nokta kadar görmek gerçekten neyin parçası olduğumuzu bir kez daha düşündürüyor. Bu sahnelere kaptırırken kendinizi, Harry Gregson müzikleri giriyor ve tamamen bırakıyorsunuz kendinizi filme. Marslı, bilim-kurgu filmlerinde pek rastlanmayan komikliklere ve esprilere sahip. Özellikle bilim-kurgu türündeki filmleri sevenler kesinlikle Marslı'yı izlemeli.
Marslı, birçok ödüle aday gösterildiği halde ilginç bir şekilde ödül kazanamadı. Sadece Amerikan Film Enstitüsü Ödüllerinde "Yılın En İyi 10 Filmi" kategorisinde ödül kazandı. Önümüzdeki yıllarda farklı ödüllere aday gösterilebilir ki ödülleri gerçekten hak eden bir film. Fragman hemen aşağıda, iyi seyirler :)

CAN DOSTUM

Bir Dostluk Hikayesi

Drama ve komedi türlerinin bir arada olduğu filmler, normal filmlere göre duygusal açıdan daha zengindir.  İzleyici tam ağlayacakken kendisini gülümseten bir sürprizle ya da tam tersi bir durumla karşılaşır . Böyle filmlerin sunduğu karakterler ise çoğu zaman çok sevilir. İzleyicinin bu duygu değişikliklerine sebep olan karakter,  büyük bir beğeni ile ödüllendirilir . Tıpkı Omar Sy 'ın Can Dostum filmi ile En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü alması gibi .
Sizin için çalışan çoğu insan, paranız bitene kadar yanınızdadır. İstediğiniz işleri yapabilirler, sizi iyi hissettirebilirler fakat arada "Para" şartı vardır . Bu şartı sevgiyle,dostlukla aradan kaldıran bir adamın hikayesi Can Dostum . Ludovico Einaudi müzikleriyle birleşmiş ve izleyiciyi duygudan duyguya sokmayı basarmis bir film . 
Driss (Omar Sy) gibi baskı dolu ve gergin ortamları bir anda renklendirebiliyorsaniz, hayatı bütün yaşanılan zorluklara rağmen eğlenerek ve gülerek yasamaya çalışıyorsanız , diğer insanların gozunde bir serseri olmanız umrunuzda bile değilse ve biraz da çılgınsanız,  hayat gerçekten hem sizin için hem de etrafınızdaki insanlar için daha yaşanılabilir oluyor . Zaten içerisinde binlerce dert ve tasa olan şu hayatı daha fazla zorlastirmanin bi anlaminin olmadigini bilen bir karakter Driss. Boyle renkli bir karakteri tanimak , yaptiklarini izlemek bile filmi izlemek icin yeterli bir neden . 
Başrollerini François Cluzet ve Omar Sy' ın oynadığı film 2011 yılında gösterime girdikten sonra birçok ödül aldı . Bu yüzden Bugün ki film önerim Can dostum ... Fragman hemen asagida, iyi seyirler :)